Pages

16 Ekim 2012 Salı

Eğlence mi Rekabet mi Motive Eder?



Beden eğitimi dersi neden bazı öğrenciler için bütün hafta iple çekilen ders iken bazı öğrenciler için rapor alınıp kaçılan ders olmaktan kurtulamıyor? Bunun nedeni bazı öğrencilerin beden eğitimi dersine iliskin motivasyonlarının yüksek iken bazılarının düşük olması olabilir mi? Peki bu motivasyonu besleyen ne olabilir? Eğlence? Rekabet?

Beden eğitimi dersinin, fiziksel performansın akranların önünde alenen sergilendiği ortam olması nedeniyle, özellikle ergenlik dönemindeki öğrenciler için, diğer derslerden farklı bir konumda olması normal karşılanabilir. Bedene yönelik algının şekillendiği ve bu algıyla beraber bazı endişelerin ortaya çıktığı ergenlik döneminde öğrencilerin birbirlerinin karşısında performans sergilemesi ve öğretmenin bu performansları değerlendirip not vermesi öğrenciler için hayli stresli olmalı. Hele bir de öğretmen not verirken öğrenciler arasında bir karşılaştırma yapıyorsa öğrencilerin işi zor. Kişiler arası “rekabet”in desteklendiği bir beden eğitimi ortamının her öğrenci için aynı oranda “eğlenceli” olacağı tahmin edilebilir mi? Rekabetin eğlence ile aynı anlama gelmesi her birey için mümkün olabilir mi?

Öğrencilerin, basit bir fiziksel performans yarışı ile birbirleriyle rekabet etmelerini sağlamak ya da ders içindeki etkinliklerde “iyi” ve/veya “kötü” performansları nitelendirmek başta basit bir eylem olarak görülebilir ama öğrenci üzerindeki psikolojik etkisi ne yazık ki daha derin ve uzun vadeli. Araştırmalar, öğrencilerin kişiler arası rekabetin vurgulandığı ortamlarda eğlenmediklerini, aksine akranlarıyla rekabete ve kazanma/kaybetmeme sonucuna odaklandıkları için kaygı ve stres gibi olumsuz psikolojik durumlar yaşadıklarını ortaya koyuyor. Beden eğitimi dersinde edinilen olumsuz yaşantıların, öğrencilerin zaman içinde beden eğitimi dersine ve ileride fiziksel aktiviteye yönelik olumsuz tutum geliştirmelerine sebep olduğunu biliyoruz. Peki, beden eğitimi dersinde “eğlence” ve “rekabet” arasındaki hassas denge nasıl kurulabilir?

Ames, Elliot ve arkadaşları (1988) tarafından kullanılan “motivasyonel iklim” kavramı bize yardımcı olabilir. Motivasyon, hedeflerimizi gerçekleştirme çabalarımızı yönlendirme süreci, yani kısaca davranışlarımızın sebebi olarak açıklanabilir. Motivasyonel iklim ise bireylerin öğrenme ortamlarında nasıl hedefler belirlediklerini ve bu hedefleri nasıl gerçekleştirdiklerini şekillendirir. 

Bireylerin ortamın yapısını nasıl algıladıkları ve yorumladıkları dersin motivasyonel iklimini değiştirebilir. Beden eğitimi dersinin üç farklı motivasyonel atmosferi olabilir: ustalık, performans yaklaşımı ve performans kaçınımı. İklim bunlardan biri, bir kaçı ya da kombinasyonu olabilir.

Ustalık iklimi, öğrencinin başarı, bireysel gelişim ve çaba harcamada kendi performansını ölçüt olarak almasına dayalıdır. Yani öğrenci, arkadaşlarının performanslarıyla ilgilenmez, aksine kendi gelişimine odaklandığı için etkinliklere katılmaktan zevk alır. Buna karşın performans yaklaşımı iklimi, en iyi olmaya ve kazanmaya odaklandığı için öğrencinin hedefi az çaba harcayarak tüm arkadaşlarından daha iyi performans sergilemektir. Performans kaçınımı iklimi ise tam aksine, etkinliklerde en kötü olmamaya ve kaybetmemeye odaklanıldığı iklimdir. Öğrenci yalnızca kaybetmemeye odaklanır ve sadece en kötü olmayacak kadar çaba sarfeder.

Araştırmalar ustalık ikliminin yaratıldığı bir beden eğitimi dersinde öğrencilerin çaba gösterdiklerini, zorluklar karşısında direndiklerini, dersten tatmin olduklarını ve derse yönelik olumlu tutum geliştirdiklerini ortaya koyuyor. Performans kaçınımı ikliminin öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal özellikleri üzerine olumsuz etkileri ile ilgili araştırma sonuçları istikrarlı iken, performans yaklaşımı ikliminin etkileri konusundaki araştırma sonuçları tutarsız. Fakat dersin motivasyonel ikliminin ustalık iklimi yönünde baskın olduğu bir beden eğitimi ders ortamının kuşkusuz öğrencileri her yönden desteklediği kabul ediliyor.

Öğrenciler için bu kadar önemli olan dersin motivasyonel iklimi öğretmen tarafından oluşturulduğu ve değiştirilebildiği için öğretmenlere çok iş düşüyor. Ustalık motivasyonel iklimini destekleyen bir beden eğitimi ders ortamı yaratmak için; derslerde alıştırmalardan, oyunlardan ve yarışlardan önce öğrencilere hedeflerinin birbirleriyle rekabet etmek olmadığı, o etkinlik için kendi sınırlarını düşünerek koydukları hedeflere ulaşmaya çalışmak olduğu söylenir. Yani rekabet vurgusunun dersin hiçbir bölümünde yapılmamasına dikkat edilir. Öğrenciler, daha önceki performanslarına göre kaydettikleri gelişim göz önüne alınarak değerlendirilir. Ayrıca öğrencilere, yalnızca fiziksel performanslarına ilişkin notlar verilmez ve değerlendirme ölçütleri esnek tutulur. Böylece öğrenciler birbirleriyle rekabet etmeye değil, etkinlikten zevk almaya ve eğlenmeye odaklanırlar, bu da istendik yönde bir motivasyon sağlar.

Ancak tam aksine, etkinliklerde rekabet desteklenirse; birinci, ikinci ve üçüncü olan/en çok şutu atan/en fazla sayıyı yapan/kazanan ve fiziksel olarak yetenekli öğrenciler ön plana çıkarılırsa ya da onlara ayrıcalık tanınırsa (Ders malzemelerini toplamama, daha fazla soru sorma hakkı ya da takım kaptanı olma hakkı vb.); öğretmen tarafından önceden belirlenmiş ölçütlere göre öğrenciler tek tek sınav yapılırsa; sınav sırasında tüm öğrencilerin sınav olan arkadaşlarının performansını izlediği bir ortam yaratılırsa performans yaklaşımı motivasyonel iklimi algısı güçlendirilir. Benzer şekilde derslerde yapılan tüm etkinliklerde sonuncu olan/en az şut atan/en az sayıyı yapan/kaybeden ve fiziksel olarak yetenekli olmayan öğrenciler ön plana çıkarılır ya da onlara arkadaşlarından farklı uygulamalar yaptırılırsa (Beceri düzeyini geliştirene kadar ayrı çalışma, ders malzemelerini toplama, sınıf defterini getirme, takım kaptanı olamama vb.) performans kaçınımı motivasyonel iklimi algısı güçlendirilmiş olur. Yani “en iyi” olanın ön plana çıkarılması ya da ödüllendirilmesi ile “en kötü” olanın geri planda bırakılmasının öğrencide uzun vadede yarattığı olumsuz etkiler benzerdir.

Motivasyon pek çok bilişsel, duyuşsal ve devinişsel özelliğin gelişiminde anahtar rol oynar. Dolayısıyla beden eğitimi derslerinin motivasyonel ikliminin istendik yönde kontrol altına alınması çok önemli. Dersi planlar ya da uygularken her öğrencinin öğrenme hızının, fiziksel ve bilişsel yeterliliklerinin, ilgi, yetenek ve tutumunun farklı olduğu hesaba katılmaz, öğrencilerin kendi hızlarında öğrenmelerine izin verilmez ve ölçme ve değerlendirme bireyselleştirilmez ise beden eğitiminin gücünü etkili kullanamamış oluruz. Unutmamalıyız ki en yetenekli öğrenciler bile öğrenmek için motive olmazlarsa öğrenemezler!

Gökçe Erturan İlker
Pamukkale Üniversitesi

2 yorum:

Kamil Konyali dedi ki...

Farklı yaş gruplarında ve erkek ile kız çocukları için aynı değerlendirmeler geçerli midir ; yoksa farklı yaklaşımlar söz konusu mu ?

Gokce dedi ki...

Ergenlik oncesinde tum cocuklar ustalik egiliminde iken, ergenlik doneminde rekabet algisi gelistigi icin kisiler arasi kiyaslama yapma basliyor, bu da ayrismayi getiriyor. Kiz ogrencilerin, ustalik yonelimi, erkek ogrencilerin ise performans egiliminde oldugunu ortaya koyan calismalar var. Ama tabi bu da kulturden kulture degisebilen bir durum olabilir.

Yorum Gönder

 
Esra